30 Temmuz 2010 Cuma![]() |
| Ana Sayfa | Hekimlerden Yazılar | Hekim Şairler | Hekimlerden Şiirler |
Bitkilerin şifalı dünyasına kontrolsüz ve şark tipi bir dalış yapan Türk insanı sınırları zorluyor. Gün geçmiyor ki, yapılan klinik çalışmalarla (!) ispatlanmış onlarca yeni ürün piyasaya çıkmasın. İsmini çoktandır bildiklerimizin yanında ilk kez duyduğumuz bir sürü bitki bizlere mucize karışımlar olarak sunulmasın. Her tür şikâyetiniz için bir değil onlarca çözüm önerisi sunuluyor Türk toplumuna. Anladığım kadarı ile ürünlerin çok büyük kısmı Türkiye Cumhuriyeti Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı’ndan da ruhsatlı. Yani yasal ürünler. Mevzuat her ne kadar ilaç olmayan hiçbir ürüne endikasyon bilgisi (hangi hastalık için kullanılabileceği) yazılamayacağını, yazıldığında suç işlenmiş olacağını söylese de kimsenin aldırdığı yok. Şimdilerde duyduğumuz kadarı ile Sağlık Bakanlığı “Fitoterapi (bitkilerle tedavi) Yönetmeliği” hazırlamakla meşgul; ancak atı alan çoktan Üsküdar’ı geçmiş durumda. Bitkisel ürünler, yasal ifadesi ile gıda takviyeleri dünyanın hemen her ülkesinde hastalıkların tedavisi amacı ile kullanılıyor. Sadece Çin ve Hint tıbbında değil, her şeyi doğru yaptıklarına inandığımız batı ülkelerinde de yaygın bir davranış. Alman tıbbı ve Almanca’ya uzak olduğumuz için pek çoğumuz -hekimler dâhil- Almanya’da yasal (Komisyon E onaylı) binlerce bitkisel ürünün hekimler tarafından reçetelendirildiğini ve sağlık sigortaları tarafından ödendiğini bilmeyiz. Ancak bir bitkisel ürün adına ne derseniz deyiniz üç günde ortaya çıkmaz. Bizim ülkemizde masa başlarında, konu ve/veya insan vücudu hakkında hiçbir birikimi olmayan insanlar saatler içerisinde bitkisel ürün tasarlıyorlar. Ürün tasarlandıktan sonra doğruca Tarım Bakanlığı’na başvuruluyor. Tarım Bakanlığı kendi mevzuatına uygun şekilde ürünleri inceliyor ve üretim müsaadesi veriyor. Böylece piyasaya yeni bir bitkisel ürün/gıda takviyesi çıkmış oluyor. Sonra siz diyorsunuz ki, bu ürüne endikasyon yazamazsınız. Ne için kullanılacağını, hangi hastalığa iyi geleceğini söyleyemezsiniz. Pekiyi bu firma ne yapacak bu ürünü? Kime satacak? Ve can alıcı soru; nasıl para kazanacak? Ürettiği toz şeker değil, salça değil, pasta değil. Yasal zorunluluklardan sıyrılarak başlıyor ürününü pazarlama çalışmalarına. Bazıları açıkça niçin kullanılacağını söylüyor, cezaya razı oluyor ancak mekanizmalar işleyinceye kadar o cezayı katbekat ödeyecek parayı kazanmış oluyor firma. Ben şahsım olarak ismimle, tüm iletişim bilgilerimle birkaç tane firmanın ürününü (ürünler hakkında Türk insanı, tıbbi olarak utanç verici boyutta yanlış bilgilendirildiği için) Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, Tarım Bakanlığı, Rekabet Kurumu ve ismini hatırlayamadığım bir kuruma daha şikâyet ettim; hiçbir sonuç alamadım. Ne firmaya bir şey oldu, ne de ürünlerine. Broşürleri, bilgi kartları halen karşıma çıkıyor. Şaşkınlık içerisindeyim. Bugünlerde ecnebi tabiri ile “trendy-moda” olan ürünler arasında her devrin ilacı zayıflama ürünleri var. İkinci grupta ise bitkisel viagra olarak adlandırılan ve cinsel gücü-isteği artırdığı iddia edilen bitkisel ürünler. Piyasada onlarcası bulunan bu grup ürünlerin bir kısmı ithal bir kısmı yerli üretim olarak piyasaya sunulmuş. Bildiğim kadarı ile yerli ürünlerin hepsi de Tarım Bakanlığı’ndan ruhsatlı. Şu anki işleyişe göre hiçbir sorun yok. İnterneti, el broşürlerini bırakınız, televizyonlarda, radyolarda boy boy reklâmları dönüyor. Buna da itirazımız yok; ancak iş hep bu tarafına bakarak çözülmüyor. Tarım Bakanlığı’ndan ruhsatlı bu ürünler arasından üç tanesinin isimlerini sizlerin takdirine sunuyorum. Horse Power (beygir gücü), Kriko ve Vites veya Vitesse. Özellikle erkeklere yönelik olduğu anlaşılan bu ürünlerin isimlerini bir kez daha okuyunuz ve bunların araba yedek parçası değil bitkisel ürün olduğunu unutmayınız. Bu isimler, ruhsatı hangi kurum tarafından verilirse verilsin devlet ciddiyeti ile örtüşür mü? Tarım Bakanlığı’ndaki ilgili daire veya şube önüne ne gelirse imzalıyor mu? Böyle bir rezilliğin ruhsatlandırıldığı bir piyasada insanların/firmaların hangi kurallara uymasını beklersiniz? Halk nasıl doğru bilgilendirilebilir? Bakanlık ürünlere bu isimlerle ruhsat verdikten sonra yapılacak hiçbir şey kalmamıştır. Hepimize geçmiş olsun. Bu yazı 26/09/2009 tarihinde eklenmiştir. Bu yazı toplam 716 kez okunmuştur. Bu sitede yer alan yazıların yayın hakkı hekim.org sitesine ve yazarlara aittir, bu nedenle alıntı yaparken lütfen www.hekim.org sitesini ve yazarın ismini kaynak olarak gösteriniz, aksi uygulamalardan doğacak hukuki sorunlardan hekim.org sitesi sorumlu degildir.
|
Son Dakika Haberleri
hekim.org sitesinde yayınlanmasını istediğiniz sağlıkla ilgili yazılarınızı, hakkınızda kısa bir bilgi ile birlikte |