30 Temmuz 2010 Cuma![]() |
| Ana Sayfa | Hekimlerden Yazılar | Hekim Şairler | Hekimlerden Şiirler |
Bebek doğunca malum hediye kıyafet vs gelir. Bizim çocuklarda dikkatimi çeken hediyelerden birisi büyükannelerin getirdiği ve ısrarla kullanmak istedikleri sarı kundak olmuştu. Atasözlerimizden birisi "Sarı Giydirmek Sarartır" diyorken (belki atalarımız daha veciz ifade etmişlerdir) niçin bizim büyüklerimiz sanki çocuğu sarartmaya çalışırmışçasına torununa sarı kundak getiriyor diye rahatsız bile olduğumu söyleyebilirim. Kundağı getiren annemiz çocuğun sarılık olmasını, iyi bir şey olarak algılamayacak kadar tecrübe sahibi olduğundan, kendisinin yukarıdaki atasözünden haberdar olmadığına kanaat getirerek kendi içimde olayı kapatmaya çalıştım, ama tabii ki kapatamadım ve konuyu araştırmaya başladım. Konuyu siz de biraz araştırınca atalarımızın ve aile büyüklerimizin bu konuda da haklı oldukları bir durum olduğunu ve tıbbın binlerce yıllık toplumsal tecrübelerden yararlanmamasının acısını - bebek / yaşlı demeden – yine tüm toplumun çektiğini görebilirsiniz: Öncelikle yenidoğan döneminde görülebilen ve fizyolojik sarılık adı verilen olay üzerinde biraz duralım: Bebeklerin %60'ından fazlası doğumdan 2-3 gün sonra sarılık oluyorlar ve genelde bir hafta içinde bu durum herhangi bir tedaviye gerek kalmadan ortadan kalkıyor. Fizyolojik yenidoğan sarılığı denilen bu durum karaciğerin henüz bilüribin denilen (ve bu sarı rengi meydana getiren) maddeyi vücuttan yerince atacak kadar gelişmemiş olmasından ve anne karnındayken oluşmuş olan özel kırmızı kan hücrelerinin artık yerini normal kırmızı kan hücrelerine bırakıyor oluşundan kaynaklanıyor. Bu dönemde bebeğin iştahında azalma ve uykuya meyilde artış olabiliyor. İlk başta kötü gibi görünen bu belirtiler aslında bebeğin kendini koruma çabasından kaynaklanan bir durum: yani bebek az yiyerek karaciğerin işlemesi gereken besin ve dolayısı ile bilüribin miktarını azaltmaya çalışıyor. Kısacası normal bir bebekte ve fizyolojik sarılık durumunda fazla endişe etmeksizin ve anne sütünü kesmeksizin azar azar daha doğrusu bebeğin istediği sıklıkta ve miktarda emzirmek,bu dönemin daha kolay atlatılması için yerinde bir davranış olacaktır. Biz konunun ayrıntılarını sağlık sitelerine bırakarak konumuza devam edelim (SARILIK (YENİDOĞAN)). Şunu da özellikle vurgulamak gerekir ki, yukarıda yazdıklarımız normal bir bebek ve fizyolojik sarılık için geçerlidir, sarılık ileri düzeyde olursa mutlaka tıbbi müdahale gerekecektir. Şimdi gelelim "Sarı Giydirmek Sarartır" atasözündeki keşfe, daha doğrusu keşiflere: Ultraviyole (UV) bildiğiniz gibi doğrudan maruz kalındığında ciltte yanıklara, gözde ciddi hasara ve uzun süreli maruziyette kansere dahi neden olabilen bir ışın. İleri düzeyde sarılık durumunda bebeklerde uygulandığında da ciltte kızarıklık, kuruma, sulu dışkılama ve su kaybına neden olabiliyor. Fotoğrafla ilgilenenler, UV translüminatör kullanan laboratuar personeli, gözlükçüler vs yani bir çok kişi bilir ki sarı renkli filtreler UV ışınları en iyi tutan ve UV'nin yansımasını engelleyen aparatlardandır, özellikle de donuk sarı renkli olanlar. Doğada da sarı renk ve UV arasında da anlamlı bir ilişki vardır: mavi – yeşil renkler UV ışını bol miktarda yansıtırken, sarı renk ise UV ışığı absorbe eder (emer), bunun doğadaki anlamı kısaca şudur: UV ışığa karşı duyarlı olan daha doğrusu hedefini UV aracılı görüntüleme sistemi ile algılayan böcek türü canlılar mavi ve yeşil renkli cisimleri yeşil ve kırmızı olarak veya ilgisini çekmeyecek başka bir renk olarak algılarken sarı renkli cisimleri ise her zaman sarı renkli algılarlar, çünkü sarı renk UV ışığı emeceği ve yansıtmayacağı için farklı bir renk spektrumunun oluşmasını engeller. Bunun bizim için önemli olan yönü: bitkilerin genel olarak üreme ile ilgili kısımları sarı renklidir ve UV görüntüleme sistemine sahip böcekler hiçbir zaman sarı rengi farklı bir renk olarak algılamayacaklarından bitkileri tozlama işini aksatmazlar ve dolayısı ile insanların beslenmesi için bitkiler çoğalmaya devam ederler. Bu kadar açıklama sanırım UV ve sarı renk arasındaki eşsiz ilişki hakkında size fikir verebilmiştir. Diyeceksiniz ki "bu anlattıkların arasında atasözündeki keşif nerede?". Siz de muhtemelen fark etmişsinizdir ama ben kısaca özetleyeyim. Atalarımız: (1) Yenidoğan dönemindeki hafif bir sarılık olayının bebek için son derece normal ve koruyucu bir olay olduğunu ve sarı giydirerek bu oluşuma destek olunması gerektiğini, (2) UV ışığın bu sarılığın ortaya çıkışını engellediğini, ve bunun için NORMAL-SAĞLIKLI bir yenidoğanı UV ışıktan korumak gerektiğini, (3) Sarı renkli kıyafetlerin UV ışığı tuttuğunu ve çocuğun erken dönemde biraz sararması için sarı renk giydirmenin faydalı olabileceğini, (4) Bunların ötesinde bence en önemli keşifleri: doktorların 21.yüzyılın başlarında bile bunları anlayabilecek bilgi düzeyinde olamayacaklarını öngörüp, olayı "Sarı giydirmek Sarartır" cümlesiyle bir hazine sandığı gibi tarihe gömmüşler. "Aile bebeğe sarı elbise giydirdiğinde çocuğun sarılığının daha az farkına varılır. Onun için aileler de çocuğa sarı elbise giydirir." diyen profesörlerin kulakları çınlasın. Bu yazı 23/04/2009 tarihinde eklenmiştir. Bu yazı toplam 983 kez okunmuştur. Bu sitede yer alan yazıların yayın hakkı hekim.org sitesine ve yazarlara aittir, bu nedenle alıntı yaparken lütfen www.hekim.org sitesini ve yazarın ismini kaynak olarak gösteriniz, aksi uygulamalardan doğacak hukuki sorunlardan hekim.org sitesi sorumlu degildir.
|
Son Dakika Haberleri
hekim.org sitesinde yayınlanmasını istediğiniz sağlıkla ilgili yazılarınızı, hakkınızda kısa bir bilgi ile birlikte |